Bu sayfa arşiv amaçlı olup güncel olmayan bilgiler içerebilir.
Güncel bilgiler için lütfen neu.edu.tr adresindeki yeni internet sayfamızı ziyaret ediniz.

13 May 2015

Dr. Mullaaziz; Rozasea – Gül Hastalığı’ndan Kadınlar Erkeklere Göre Daha Fazla Etkilenmekte

hastane

Yüzde yaygın kızarıklık şikayetinin en sık nedenlerinden biri Rozasea hastalığıdır. Sıklıkla açık renk deri tipine sahip bireylerde görülür. Kadınlar erkeklere göre daha fazla etkilenmekte, ancak erkeklerde genellikle daha şiddetli seyretmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü dönem 40-50 yaşlar arası olup 20 yaşın altında çok nadir izlenir.

Dr. Mullaaziz; Rozasea – Gül Hastalığı’ndan Kadınlar Erkeklere Göre Daha Fazla Etkilenmekte

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan YDÜ Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Didem Mullaaziz; Rozasea hastalığının hayatı tehdit eden bir hastalık olmamakla birlikte yüzde kızarıklık ve yanma hissine neden olmakta ve hafif ataklarla başlayıp zamanla kalıcı hale gelmektedir dedi. Mullaaziz, yüzde görülmesinin psikolojik etkisi ile kendine güvende azalma, utanç hissi ve sosyal ilişkilerinde azalma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sonuçlara neden olmaktadır.

Rozaseanın etyolojisi henüz netlik kazanmamıştır. Genetik yatkınlık mevcut olup, hastaların % 30-40’ında rozasealı bir akraba varlığı söz konusudur. Demodex folliculorum maytına karşı gecikmiş bir aşırı hassasiyetten şüphe edilmektedir. Psikolojik stres hastalığın en önemli tetikleyici faktörlerindendir. Vasküler duyarlılığa bağlı olarak güneş ışınları, aşırı sıcak ve soğuk hava, alkol, baharatlar ve sıcak içecekler yüzdeki kılcal damarlarda genişlemeye ve kızarıklık atakları ile yüzde yanma hissine neden olamaktadır. Hormonal değişiklikler hamilelik, adet dönemleri ve menopoz sonrası dönemde şikayetlerin artmasına neden olabilmektedir.

Dr. Mullaaziz; Rozasea – Gül Hastalığı’ndan Kadınlar Erkeklere Göre Daha Fazla Etkilenmekte

Rozasea Hastalığının Klinik Özellikleri

YDÜ Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Didem Mullaaziz şöyle devam etti; Rozasea klinik olarak yanaklar, burun, çene, alın gibi yüzün orta kısmını tutmaktadır. Rozasea yüzde kızarma ve yanma atakları ile başlamakta sonrasında kalıcı kızarıklık, kılcal damarlanma artışı, deride ödem ve doku büyümelerine neden olmaktadır. Kliniği yavaş ilerleyen bir hastalık olup başlıca dört dönem izlenmektedir.

I. Dönem; Başlangıç dönemi olup kızarıklık ve yanma ataklarının sıklığı zamanla artış göstermektedir. Kozmetik bakım ürünleri, temizleyiciler ve hatta bazı güneş koruyuculara bile cildin toleransı azalmaktadır.

II. Dönem; Kızarmanın yüzün ortasında kalıcı olmaya başladığı dönem olup telenjiektaziler (kılcal damarlar) oluşmaya başlar.

III. Dönem; Yüzdeki kızarıklık kalıcı hale gelir, kılcal damarlar artar, yanaklarda hafif ödem ve sivilce benzeri iltihaplı kızarık kabarıklıklar gözlenir. Bu dönemde konjuktivit, göz kapağı iltihaplanması, kirpik diplerinde kızarıklık ve kepeklenme gibi göz tutulumu belirtileri de izlenebilir.

IV. Dönem; Deri ve göz tutulumu daha da artmaktadır. Burun kanatlarında ve yanaklar ile çenede kılcal damarlar daha da genişler. Sebase bezlerin fibrosis ile büyümesi deride kabalaşmalara neden olmaktadır.

Dr. Mullaaziz; Rozasea – Gül Hastalığı’ndan Kadınlar Erkeklere Göre Daha Fazla Etkilenmekte

Rozasea Klinik Belirtilerini Arttıran Faktörler;

  • Yiyecekler; karaciğer gibi sakatatlar, ekşi krema, çikolata, vanilya, soya, sirke, patlıcan, portakal, mandalina, domates, acılı yiyecekler.
  • İçecekler; alkollü içeceklerden kırmızı şarap, bira, cin, votka ve şampanya, sıcak içecekler.
  • Stres
  • Kozmetikler; alkol ve parfüm içerenler bakım ürünleri, aseton.
  • Çevresel ısı değişimi; sauna, sıcak banyo.
  • Dış etkenler; güneş, rüzgar, soğuk.
  • İlaçlar; kortizon içerikli kremler, damar genişletici sistemik ilaçlar.
  • Sistemik durumlar; kronik öksürük, kabızlık.
  • Hormonal değişiklikler; hamilelik, adet dönemleri, menapoz sonrası.
  • Egzersiz

Rozaseanın Tedavisi

Tedavide ilk basamak olarak arttıran faktörlerin azaltılmasıdır. En önemli olan güneşten korunmadır. Stres, egzersiz, acılı yiyecekler ve alkol kullanımı kısıtlanmalıdır.

Yüz, ılık su ile yıkanmalı, sıcak veya soğuk sudan kaçınılmalıdır. Hassas cilt yapısına uygun bir temizleyici ürün seçilerek, kurulamak için yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Aşırı yağlı ürünler ile alkol, mentol, nane, okaliptüs yağı gibi kurutucu içerikli ürünler ve parfümlü kozmetiklerden kaçınılmalıdır. Güneş koruyucu ürünler; hem UVA ve hem UVB ışınlarına karşı koruyucu olmalı, en az 30 faktör koruma düzeyinde ve kimyasal içermeyen, fiziksel güneş koruyucular tercih edilmelidir. Güneş koruyucular sadece yaz mevsiminde değil tüm yıl boyunca kullanılmalıdır. Güneşe çıkılmadan 20 dakika önce sürülmeli ve 4 saat aralarla tekrarlanmalıdır.

  • Topikal ve sitemik antibiyotikler; Tetrasiklin ve doksisiklin grubu sistemik antibiyotikler ve tetrasiklin içerikli topikal antibiyotikler 12 haftaya kadar kullanılabilir.
  • Topikal metronidazol; %0.75-1 gel ve krem formları kullanılmaktadır.
  • Topikal sodyum sulfasetamid losyon; metronidazole oranla daha az tahriş yapması ile tercih edilir.
  • Topikal azelaik asit; özellikle iltihaplı şişlikler olduğunda etkilidir.
  • Topikal C vitamini; yüzdeki kızarıklık ve kılcal damar belirginliği için önerilir.
  • Sistemik isotretinoin; şiddetli formlar için tercih edilir.

Rozaseada kılcal damar ve yüzdeki kızarıklık için lazer tedavileri kullanılmaktadır. Rinofima gibi derideki kabalaşma için cerrahi, kriyoterapi veya lazer tedavileri kullanılmaktadır.