Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) sosyal etkinlikleri çerçevesinde dün YDÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cem Birol tarafından “Etkili İletişim Yöntemleri” konulu bir konferans verildi.

Doç. Dr. Cem Birol konferansta, Eğitim Uzmanlığı ünvanına sahip olacak bir bireyin grup karşısında konuşurken sahip olması gereken nitelikleri, bilimsel verilere dayalı olarak dinleyicilere aktardı.

Doç. Dr. Birol, konuşmacı ile dinleyen arasındaki mesajlarda anlamların ortak hale gelmesi gerekliliği üzerinde dururken, iletişim ile uzlaşma arasındaki nüansa da değindi. Kaynak ve alıcı arasındaki mesaj alışverişinin eş zamanlı ve dinamik olması gerekliliği üzerinde de duran Doç. Dr. Birol, konuşmacı ile dinleyici kitlesi arasındaki iletişimsizlik göstergelerini de vurguladı. Konuşan ile dinleyen arasında topografik davranış değişikliği olarak adlandırılan beklenmedik tepkiler verme davranışını da bir iletişimsizlik göstergesi olarak yorumlayan Birol, zihinsel olarak zaman ve mekandan kopan dinleyicileri zaman ve mekana çekebilen, yaşantı alanlarına inebilen konuşmacıların etkili konuşmacılar olduğunu da vurguladı. Doç. Dr. Cem Birol son olarak konuşmasında, dinleyicilerin içine düşmüş olduğu öğrenilmiş çaresizliğin, herhangi bir şeyi değiştirememe inancından kaynaklanan ve iletişimsizlik yaratan unsurlardan olduğunu da söyledi.

Konferans sonunda, Doç. Dr. Cem Birol konu ile ilgili soruları da yanıtladı.


Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi (YDÜ-KAM) genç şairleri özendirmek ve ödüllendirmek için üniversitelerarası şiir yazma yarışması düzenledi.

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen üniversitelerarası şiir yazma yarışmasında konu serbest olacak ve ülkemizdeki tüm üniversite öğrencileri yarışmaya en çok üç şiirle katılabilecek. Değerlendirme Jürisi ise Prof. Dr. Bülent Yorulmaz, Prof. Dr. İsmail Parlatır, Erdoğan Saracoğlu, Ali Nesim ve Şevket Öznur’dan oluşacak.

YDÜ Kıbrıs Araştırmaları Merkezi yetkilileri, yarışmaya gönderilecek olan şiirlerin en geç, 15 Aralık Salı günü mesai saati sonuna kadar 5 nüsha halinde Yakın Doğu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Sekreterliği’ne posta ile veya şahsen teslim edilmesi gerektiğini belirttiler. Ancak katılımcılar, şiirlerinde rumuz kullanacaklar ve şiirlerini gönderecekleri kapalı zarfın içinde ayrı bir kapalı zarfta kullandıkları rumuz ile birlikte açık isim, kısa özgeçmiş ve adreslerini de bildirecekler.

Jüri üyelerinin yarışmaya katılan şiirleri değerlendirmesinin ardından, 25 Aralık Cuma günü saat 14:30’da Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenecek olan bir törenle, dereceye giren katılımcılara plaket ve para ödülleri verilecek.


Eşya Hukuku Ek Dersi

24th November 2009

21 Aralık Pazartesi tam gün Eşya Hukuku ek dersi yapılacaktır.


1-2 ve 16 Aralık tarihlerinde saat 09:30-15:30 Ceza Hukuku (Ö.H) dersi, 16:30-17:30 Uluslararası Ceza Hukuku dersi
yapılacaktır.


23 Kasım Pazartesi günü Hukuk Tarihi dersi yapılmayacaktır.


İlk kez Yakın Doğu Üniversitesi’nde (YDÜ) 1999-2000 Güz Dönemi’nde öğrencilerin hizmetine sunulan Psikolojik Danışmanlık ve Araştırma Merkezi’nin (PDRAM) kuruluş amacı, öğrencilerin kendilerini tanımalarını, çevrelerinde kendilerine açık olan fırsatları öğrenmelerini, kendi gizli güçlerini keşfetmelerini sağlamaktır. 2009-2010 Akademik Yılı’nda da PEDRAM çalışmalarını daha da genişleterek öğrencilere hizmet vermeye devam ediyor.

Merkez tamamen gizlilik ilkesi ile çalışmaktadır. YDÜ PDRAM’da öğrencilere yönelik birçok hizmet verilmektedir. Bunlar; Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri ve Araştırma Hizmetleridir.

Psikolojik Danışma Hizmetleri – Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi’ne başvuran ve sorumluluklarının çözümü için yardım isteyen öğrencilere, bireysel ya da grup danışmanlığı çerçevesinde müdahale ederek yardımcı olmayı içerir. Bu güne kadar PDRAM’a “Depresyon”, “Stresle Başa Çıkma”, “İletişim Problemleri” vb. sorunlarla ilgili öğrenciler tarafından birçok başvuru yapılmıştır.

Rehberlik Hizmetleri – Rehberlik kişinin kendini tanımasına yardımcı olan sistematik ve profesyonel bir yardım çeşididir. Kişi kendini tanıyarak kendine açık olan fırsatları daha iyi öğrenir, kendi gizli güçlerini keşfeder ve geliştirir, böylece çevresine daha iyi uyum sağlar. Merkezde “Kendini Tanımcı”, “Stresle Baş Etme”, “Sosyal Becerileri Geliştirme”, “Kendini Ortaya Koyabilme” konularında yapılandırılmış grup terapileri gönüllü öğrenciler ile sürdürülmektedir. Ayrıca Üniversiteyi ve Üniversite çevresini, yeni kayıt yaptıran öğrencilere tanıtmaya yardımcı olmak amacı ile oryantasyon programları ve oryantasyon kitapçığı hazırlamak da YDÜ PDRAM tarafından verilen hizmetler arasındadır. İlk kez 1999 Güz döneminde düzenlenmiş olan oryantasyon programı, öğrenciler için çok verimli geçmiştir. Oryantasyon programının amacı, öğrenciye çevreyi tanıtma ve öğrencinin bulunduğu çevre ve yaşam koşulları içerisinde karşılaştığı sorunları öğrenmedir. Bu gibi sorunları olan öğrenciler yine PDRAM’a başvurulabilirler. Bugüne kadar çok sayıda üniversite öğrencisine yardımcı olan ve öğrencilerin hayatları içerisinde karşılaştıkları problemlere yaklaşım yollarını öğrenmelerini sağlayan YDÜ PDRAM, çalışmalarıyla örnek bir merkez olarak, öğrencilere psikolojik hizmet verme konusunda önemli bir eksikliği gidermektedir.


Yakın Doğu Koleji (YDK) öğrencileri Fen-Edebiyat Bölümü Başkanı Cem Hami (C Biol-Ml Biol) denetiminde çeşitli bilimsel çalışmalar yapıyor.

Son sınıf öğrencilerinin yaptığı bir dizi çalışma ve öğrenciler tarafından geliştirilen bir kalorimetrenin kullanımı neticesinde elde edilen sonuçlar, Kuzey Avrupa ülkelerine kıyasla, Kıbrıs Meserya bölgesinde hayvan yetiştirmek için dört kat daha fazla arazinin vereceği yem gerektirdiğini göstermiştir. Bu neticeler çeşitli proje ve tartışmalarda kullanılmıştır. Yağış miktarı ne olursa olsun, her yıl tarlalarımızda büyüyen yabani yulafın bir ürün olarak tohumundan ekilmesi başarı ile denenmiş ve enerji miktarının arpa ile eşit olduğu belirlenmiştir.

Ayrıca, yapılan araştırmalarda cilalanmamış seramiğin devamlı su sızdırma özelliği fide için bir tasarımda kullanılmıştır. Sebze ve meyve fidelerini devamlı nemli tutan bu özellik, Yakın Doğu Koleji’ni ziyaret eden bir çek bilim adamı tarafından kendi deneylerinde de kullanılmıştır.

Yapılan bir değer çalışma sonucu YDK öğrencileri harç ile eritilmiş gazeteden tuğla yapmış ve bu tuğlanın normal harçtan %30 daha az ısı geçirdiğini saptamışlardır. Eritilmiş gazetenin bazı özelliklerini kerpiçe benzeme olasılığı vardır ve bu konuda araştırma gerektirmektedir. Yakın Doğu Koleji’nde gelecekte tasarlanan araştırmalar arasında bu araştırmanın da sürdürülmesi düşünülmektedir.

Yakın Doğu Koleji Fen Bölümü Başkanı Cem Hami, Yakın Doğu Koleji’nin son 7 yılda yaptığı bilimsel proje çalışmaları sonucunda 16 ödül aldıklarını ifade ederek, bu tür çalışmaların önümüzdeki günlerde de devam edeceğini vurguladı.


Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, 21 Kasım 2009 Cumartesi günü Diş Hekimliği Haftası nedeniyle, Lefkoşa Merit Hotel’de saat 16:00’da “Diş Hekimliği ve Geleceği” konulu bir panel düzenleyecek.

Panele konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakülteleri’nin dekanları, Prof. Dr. Nejat Bora Sayan, Prof. Dr. Derviş Yılmaz, Prof. Dr. Osman Taha Köseoğlu ile Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. A. Ersan Ersoy katılacak. Panelde Türkiyedeki diş hekimliği eğitimi ve geleceği, diş hekimliğinde uzmanlık ve bu konuların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) yansımalarını içeren ve ülkemizdeki Diş Hekimliği’nin geleceği ile sorunları ve çözümleri konuları tartışılacak. Panele, Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin tüm öğretim üyeleri ve öğrencileri de katılacak. Panel, konuya ilgi duyan halkımıza da açık olacaktır.


Yakın Doğu Üniversitesi Görsel İletişim ve Tasarım Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gökçe K. Şekeroğlu, geçtiğimiz günlerde yerel sanatçılarımızdan Türksal İnce ile birlikte Kültür Dairesi’nin katkılarıyla, 19. İstanbul Sanat Fuarı’na katıldı. Sanatçılarımızın toplam 18 adet yapıtının sergilediği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) standı, sanatseverler tarafından büyük bir beğeni ile izlendi.

Konu ile ilgili olarak Yrd. Doç. Dr. Gökçe K. Şekeroğlu özetle şunları söyledi: “Uluslararası bir etkinlik olan 19. İstanbul Sanat Fuarı’nda, hem ülkemizi hem de Yakın Doğu Üniversitesi’ni temsil etmekten büyük bir onur duydum. Fuar, ülkemizin tanıtımında gerçekten çok etkili oldu. Fuara katılan sanatçılarımızla birlikte eserlerimizin yoğun bir sanatsever kitlesi tarafından beğeni ile izlenmesi bizleri onurlandırdı. Dış basına 19. ARTIST 2009 olarak tanıtılan uluslararası etkinlikte, Türk sanatçıların yanısıra yabancı sanatçıların da resim, fotoğraf, enstalasyon ve heykelleri yer aldı. Farklı kültürlerden yüzlerce sanatçıyı buluşturan bu büyük organizasyon, İstanbul Tüyap Fuar alanında gerçekleştirildi.”


Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) kültürel etkinlikleri çerçevesinde dün akşam, YDÜ’de “Sümerler-Azerbaycan ve Ozanlık Geleneği” konulu bir konferans düzenlendi.

YDÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Habib Derzinevesi tarafından verildi. Konuşmacı konferansının başında ozanlık geleneğinin ilk başlangıç noktasının Hazar Denizi havzası olduğunu belirterek, Sümerlerin Mezopotamya’ya gelmeden önceki ilk yerleşim yerlerinin Hazar Denizi yöresi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Habib Derzinevesi, buna kanıt olarak, Sümerlerin levhalarının birçoğunun okuma ve tercümesinin yapan Samuel Nuh Chimer’in söylediği, “Sümerler, Kafkasya’nın ve Hazar Denizi’nin ötesinden İran’ın batı bölgelerine gelmişlerdi” sözünü hatırlattı.

Prof. Dr. Habib Derzinesi konferansında özetle şunları söyledi: “Mezopotamya’dan elde edilen belge ve bilgilere göre musiki, İlamlılar ve Sümerlerin dışında Caspi ve Hurilerin sosyal yaşamlarında önemli yer tutmaktadır. Büyük bir ihtimalle musiki ile birlikte ozanlık geleneği bunların içinde de yayılmıştır. Zira Huriler gibi Caspilerin de çıkış noktaları Hazar Denizi’nin batı kıyıları ve Aras Nehri’nin güneyidir ve Hazar Denizi’nin başka bir adı da Caspin denizi olarak bilinmektedir. Caspi ve Hurilerin bu bölgelerde yaşayıp ozanlık sanatını ve geleneğini tanımamaları şaşırtıcı olur. Caspiler Hazer denizi bölgesi ve Kafkasya yöresine ait olan bir türlü sazı M.Ö. ikinci bin yılın birinci yarısında Mezopotamya bölgesine yayıldıklarını biliyoruz. Onların bu sazını, ozanların kopuzu ile mukayese etmek doğru olmaz ama yine de böyle bir musiki kültürüne yabancı olmayan Caspilerin ozanlık geleneğinden uzak olmaları pek mümkün görülmemektedir. Richard N. Fray’ın, Türklerde ozanlık geleneğinin Sasaniler döneminden sonra, özellikle Araplar döneminde son bulduğu görüşüne katılmamız sözkonusu dahi olamaz. Çünkü Türk dünyasının şaheseri olan Dede Korkut Kitabı, sözlü olarak İslamiyetten önce Azerbaycan topraklarında, İslam’dan sonra yazılı olarak Türkmen, Sahra, Gürgân, Horasan’ın kuzeyi ve Anadolu’da daha sonra Türk dünyası dışında bütün dünyaya yayılmıştır. Ozanlık geleneği, İslâmiyet döneminde Türk sultanlarının saraylarında önemli bir şekilde yayılmıştı. Dr. Behzad Behzadi’nin yazdığına göre ozan kelimesi 15. yüzyıla kadar devam etmiş ve sonradan ozan kelimesi Azerbaycan’da aşık (aşıg) ve Orta Asya’da bahşi (baksi) olarak isim değiştirmiştir.”


Yakın Doğu Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü, On Kasım Atatürk’ü Anma Günü ile ilgili bir program düzenledi. On Kasım Salı günü YDÜ Büyük Kütüphane salonunda icra edilen programda Araştırmacı-Yazar İsmail Bozkurt konuk edildi. Araştırmacı-Yazar İsmail Bozkurt, Kıbrıs Türkleri ve Atatürk konulu bir sohbet takdim etti. Konuşmacı, sohbetinde gençlerimize Kıbrıs Türklerinin Atatürk sevgisini, Atatürk’ü anlamak bakımından samimi yaklaşımlarını ve Ata’ya gönülden bağlılıklarını yaşanmış örneklerle anlattı.

Bozkurt, slaytlarla da renk kattığı sohbetinde Kurtuluş Savaşı yıllarından başlamak üzere Kıbrıs Türklerinin Anadolu’da verilen mücadeleye maddi-manevi katkı sağlamaya çalıştığını, Kıbrıs’ta yayımlanan gazetelerden alıntılarla anlattı. Zaferin bütün Kıbrıs Türklerine bayram havası yaşattığını belirtti. Aynı şekilde Anadolu’nun da, Mustafa Kemal’in de Kıbrıs Türklerine kayıtsız kalmadığını, gönülden duygularla karşılık verdiğini vurguladı.

Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencileri Elvan Gündüz, Hülya Öztürk, Neslişah Erdem ve İbrahim Şahin’in Kıbrıs Türklerinin Atatürk sevgisini anlatan şiirler okumasının ardından yine bölüm öğrencilerinden Dursun Karun’un sazına eşlik eden Cansu Şahin’in sunduğu Atatürk’ün sevdiği türkülerden bir demetle anma programı tamamlandı.


16 Kasım 2009 Pazartesi            
    Mercimek Çorba     Pilav    
    Piliç Izgara     Kurufasulye    
    Orman Kebabı     Havuç Sote    
    Salata Büfesi     Tatlı Büfesi    
               
17 Kasım 2009 Salı            
    Domates Çorba     Hellimli Makarna    
    Balık Tava     Beşamel Soslu Patlıcan  
    Kayseri Köfte     Akdeniz Garnitür    
    Salata Büfesi     Tatlı Büfesi    
               
18 Kasım 2009 Çarşamba            
    Yayla Çorba     Mücendere Pilavı    
    Piliç Roti     Sebze Güveç    
    Kuzu Et Sote     Brokoli Sote    
    Salata Büfesi     Tatlı Büfesi    
               
19 Kasım 2009 Perşembe            
    Sebze Çorba     Pilav    
    Kadınbudu Köfte     Bezelye Bastı    
    Tavuk Haşlama     Sebze Graten    
    Salata Büfesi     Tatlı Büfesi    
               
20 Kasım 2009 Cuma            
    Ezogelin Çorba     İç Pilav    
    Kuzu Tandır     Üzümlü Kapuska    
    Piliç Yalova     Brüksel Lahanası    
    Salata Büfesi     Tatlı Büfesi    

« Previous Entries