Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Doğan İbrahim’in yeni teknik kitabı “Mikrokontrolor Tabanlı Veri Toplama Teknikleri” (Microcontroller Data Logging Techniques) İngilizce olarak Almanya’da VDM-Publishing Yayınevi tarafından basıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 10 bölümden oluşan kitabın ilk bölümünü, veri toplama sistemlerine giriş oluşturmaktadır. İkinci bölümde mikrokontrolör sistemlerinin genel mimarileri ve bölümleri incelenerek kitabın üçüncü bölümünde ileri bir yapıya sahip olan popüler PIC18 serisi mikrokontrolörlere yer verilmiş ve bu mikrokontrolörlerin çalışma prensipleri ve mimarileri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise oldukça yaygın olarak kullanılan ve özellikle mikrokontrolör sistemleri için geliştirilmiş olan mikroC derleyicisinin komutları ve çalışması detaylı bir şekilde ve örneklerle açıklanmıştır. Kitabın beşinci bölümü, flaş SD hafıza kartlarına, bu kartların özelliklerine ve elektronik devrelerde kullanımlarına ayrılmıştır. MikroC derleyicinin desteklemiş olduğu SD kart fonksiyonları burada detaylı bir şekilde ele alınarak işlenmiştir. Kitabın altıncı bölümünde, gerçek zaman saat entegresinden ve bu entegrenin elektronik devrelerde kullanımından bahsedilmiştir. Kitabın daha sonraki bölümlerinde ise örnek bir veri toplama sistemi tasarımının nasıl yapılacağı oldukça detaylı olarak açıklanmış ve tam program kodu da verilmiştir. Üniversite yetkilileri bu eserin, elektrik/elektronik mühendisleri ve bilhassa mühendislik okuyan üniversiteli öğrenciler için son derece yararlı bir kaynak kitap olacağını belirttiler.


Linux işletim sistemini tanımayan, Linux’u bugün bulunduğu noktaya getiren ve hızla gelişmesini sağlayan felsefeyi anlamak isteyen, Linux ile neler yapılabileceğini merak edenlere yönelik seminerde Linux işletim sistemi ve özgür yazılım olgusu anlatılarak Linux ile ilgili kafalarda sıkça oluşan sorulara yanıtlar aranacak.

Konuşmacı: Ali Erdinç Köroğlu
Yer: YDÜ Büyük Kütüphane Salon 4
Tarih: 31 Mart 2009
Saat: 14:00


27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Sahne Sanatları Fakültesi’nin 4 farklı tiyatro oyunundan yararlanarak bölümler halinde sahnelediği Kolaj çalışması izleyicilerin büyük beğenisini kazandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürülüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 27 Mart Cuma akşamı YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde saat 20:00’da gerçekleştirilen etkinlik, YDÜ Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü öğretim görevlisi Hilmi Özen’in hazırladığı 27 Mart Tiyatro Bildirisi’nin okunması ile başlandı. Özen bildiride özetle şöyle dedi: “Yaşamla başlayan, gelişen ve teknoloji ile daha da ihtiyaç haline gelen toplumsal bir sanat dalıdır tiyatro. Tiyatro; travmatik bir yapının doktoru, korkuların ve içe dönük yaşamın ilacı, yapmamamız gerekenleri öğreten bir eğitmendir. 2005 yılında açılan Fakültemiz, bugün dördüncü yılını tamamlayıp ilk mezunlarını vermeye hazırlanıyor. Dört yıl öncesine kadar ülkemizde tiyatro sanatçısı ve yazar yetiştiren bir okulumuz yokken, bugün ilk mezunlarını vermeye hazırlanan bir Üniversitemiz var. Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi “Tiyatro Bölümü” Akademisyenleri, Öğretim Görevlileri ve Çalışanları olarak ilk vereceğimiz mezunların heyecanını ve gururunu yaşıyoruz.”

Daha sonra YDÜ Sahne Sanatları Fakültesi öğrencileri gecenin ilk etkinliği olarak solo, ikili, üçlü ve grup halinde dünya klasiklerinden şarkı ve operetler seslendirdiler. İkinci etkinlik olarak daha sonra gecede 4’lü Kolaj (4 kısa oyundan sahneler) Sahne Sanatları Fakültesi öğrencileri tarafından oynandı. Bu oyunlar, Kauf Mann’ın Erkekler de İskambili Kadınlar Gibi Oynasaydı, Neil Simon’un II. Caddenin Mahkûmu, Woody Allen’in Tekrar Çal Sam ve Civan Canova’nın Ful Yaprakları adlı oyunlarıydı. Öğrencilerin rol alacağı oyunların Yönetmenliğini Hilmi Özen ve Müzik Editörutüğünü ise Prof. Dr. Cavanşir Guliyev yaptı.

Etkinlikte öğrenciler tarafından sunulan şarkı ve operetlerle, 4 farklı oyunda rol alan öğrencilerin performansları izleyiciler tarafından takdir topladı. Büyük bir beğeni ile izlenen etkinlik, 1 Nisan Çarşamba akşamı saat 20:00’da yine halka ücretsiz olarak sunulacak.


30.03.2009 – Pazartesi  
    Ezogelin Çorba Beşamelli Piliç
    Kayseri Köfte Şehriyeli Pilav
    Kurufasulye Brokoli Sote
    Salata Büfesi Tatlı Büfesi
               
31.03.2009 – Salı  
    Düğün Çorbası Balık Pane
    Kuzu Tandır Fırın Makarna
    Patates Sote Havuçlu Kereviz
    Salata Büfesi Tatlı Büfesi
               
01.04.2009 – Çarşamba  
    Şehriye Çorbası Kıbrıs Köfte
    Piliç Sote Meyhane Pilav
    Bezelye Bastı Brokoli Sote
    Salata Büfesi Tatlı Büfesi
               
02.04.2009 – Perşembe  
    Sebze Çorbası Tavuk Izgara
    Macar Gulaş Sebzeli Lazanya
    Mücver Yumurtalı Ispanak
    Salata Büfesi Tatlı Büfesi
               
03.04.2009 – Cuma  
    Mantar Çorbası Piliç Şinitzel
    Kuzu Haşlama Spagetti
    Yalancı Dolma Sebze Graten
    Salata Büfesi Tatlı Büfesi
               

16-22 Mart tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen 5. Dünya Su Forumu 192 ülkeden 30.000’ e yakın katılımcı ile bugüne kadar düzenlenen dünyanın en büyük su zirvesi olarak tarihe geçti.

Forum çerçevesinde, Bölgesel Bakanlar Toplantısı’nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına konuşma yapan Yakın Doğu Üniversitesi, Rektör Vekili, Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş; “Günümüzde su tehdit altındadır ve bugün küresel düzeyde bir su kriziyle karşı karşıyayız!” dedi.

5. Dünya Su Forumu kapsamında, Türkiye ve Çevresi Bölgesel Toplantısı sırasıyla Türkiye Cumhuriyeti, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Haydar Koçaker, Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon, T.C. Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve son olarak T.C. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in konuşmaları ile başladı. Türkiye ve Çevresi Bölgesel Toplantısı açılış konuşmaları ardından toplantı çervesinde gerçekleştirilen “Bölgesel İklim Değişikliği Konusunda İşbirliği” konulu Bölgesel Bakanlar Paneli’ne geçildi. Panelde: Ülkeniz iklim değişiklikliğinden nasıl etkilenmektedir?, İklim değişikliği ile mücadelede genel yaklaşımınız nedir?, Bölgesel politik tedbirler hususunda ülkeler arası işbirliğinin önemi hakkında ne düşünüyorsunuz?, İklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltılması noktasında uluslararası kamuoyu ile paylaşmak istediğiniz bir mesejınız var mı? konuları tartışıldı. T.C. Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun oturum başkanlığını yaptığı ve açılış konuşması ile başlattığı panelde sırasıyla Ürdün, Kırgızistan, Fas ve Tacikistan devletlerinin sudan sorumlu bakanları ile KKTC adına da Yakın Doğu Üniversitesi, Rektör Vekili Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş birer konuşma yaptı.

Profesör Gökçekuş konuşmasının başında küresel boyuttaki su sorunlarının önemine dikkat çekerek; “Bizler, suyun insan yaşamının tüm alanları açısından ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Su, sadece insanın gelişimi için temel bir gereklilik değil, aynı zamanda temel bir ekonomik ve sosyal değerdir. Günümüzde su tehdit altındadır ve bugün küresel düzeyde bir su kriziyle karşı karşıyayız. Seller ve kuraklıklara neden olan küresel iklim değişiklikleri ile nüfus artışları, dünyadaki su krizinin başlıca nedenleri olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında, araştırmalar göstermektedir ki, su kaynaklarının kötü yönetimi de, ilgili tüm tarafların dikkate alması gereken bir diğer sorundur. Küresel düzeydeki su sorunu, bu konuda küresel çabalara yönelmeyi gerektirmiştir.” diyerek bu kapsamda bugüne kadar dünya çapında birçok araştırma yürütüldüğünü ve yürütülmeye devam edeceğini belirterek, özellikle son 20 yılda, Birleşmiş Milletler (UN), UNESCO, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Birliği gibi belli başlı organizasyonların, su krizinin farklı yönleriyle ilgili olarak çok ciddi çaba sarf etmiş olduklarının altını çizerek “Su krizi, biz insanların karşılaştığı tüm sosyal ve doğal kaynak krizleri arasında, sürdürülebilir yaşamımızın ve gezegenimizin merkezinde yer alan bir krizdir.” şeklinde bir açıklama yapmış olan Birleşmiş Milletler, kendisine bağlı organizasyonlarla birlikte, sadece su ile ilgili faaliyetleri destekleme ve yönlendirmede değil, aynı zamanda konuyla ilgili önemli belgeler yayınlama konusunda da çaba gösteren başlıca aktör konumunda olduklarını belirtti.

Profesör Gökçekuş konuşmasının devamında “Söz konusu belgeler arasında, örneğin, “Birleşmiş Milletler Gündem 21”, “Binyıl Gelişme Deklarasyonu”, “Binyıl Gelişme Hedefleri”, Dünya Su Değerlendirme Programı tarafından koordine edilen “Dünya Su Gelişimi Raporları” gibi belgeler vardır. Bilindiği gibi, Binyıl Gelişme Hedeflerinden biri de, 2015 yılına kadar güvenilir içme suyu ve temizlik imkânlarına erişemeyen nüfus sayısının yarı yarıya azaltılmasıdır. Birleşmiş Milletler Su Programı tarafından koordine edilen ve 2005-2015 yıllarını kapsayan “Hayat için Su” programının amacı da 2015’e kadar su ve su ile ilgili konulardaki çabaları desteklemektir. Afrika, Asya ve Avrupa kıtaları arasında yer alan ve birçok uygarlığın beşiği olan Akdeniz Bölgesinde de dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi, günümüzde, su ile ilgili ciddi sorunlar bulunmaktadır”. diyerek sözlerine Akdeniz Bölgesi’ndeki su sorunlarının, sadece ulusal değil, bölgesel ve küresel düzeylerde de özel ilgi gerektiren sorunlar olduğu konusunda kuşku olmadığını belirterek devam eden Profesör Gökçekuş, bu nedenle, 5. Dünya Su Forumu kapsamında düzenlenen “Akdeniz Havzası’nda Su Konulu Bölgesel Toplantı”, 09-11 Ekim 2008 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Lefkoşa şehrinde Yakın Doğu Üniversitesi’nde yapıldığını, Toplantının Yakın Doğu Üniversitesi’nin ev sahipliğiyle ve Türkiye Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile işbirliği yapılarak, 44 farklı ülkeden 150’den fazla katılımcıyla gerçekleştirilmiş olduğunu, toplantıya Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’den konuyla ilgili bakanlar, ayrıca İslam Konferansı Örgütü’nün en üst düzey bir temsilcisinin de katıldığını belirterek, Bölgesel Toplantı’da bildiri ve posterler, 4 ana tema çerçevesinde sunulmuş olduğunu bu konuların “Akdeniz Havzası’nda İklim Değişiklikleri”, “Akdeniz Havzası’nda Su ve Altyapı”, “Akdeniz Havzası’nda Entegre Su Kaynakları Yönetimi” ve “Akdeniz Havzası’nda Su Kaynakları Problemlerine Yenilikçi Çözüm Önerileri” olduklarının altını çizdi.

Profesör Gökçekuş, konuşmasında panelin ana teması olan “İklim Değişikliğinin Bölgeler üzerindeki Etkisi” konusuna ilişkili olarak İklim Değişiklikleri ve Akdeniz Havzası” çerçevesinde ortaya konulan başlıca meselelerden şu sözlerle bahsederek devam etti: “İklim değişikliği, hem zengin, hem de fakir ülkeleri etkileyen evrensel bir sorundur. İklim değişikliğine sebep olan sera gazlarının büyük bir bölümü gelişmiş ülkeler tarafından atmosfere bırakılmaktadır. Aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde ise hızlı ekonomik büyümeye paralel olarak sera gazı emisyonları giderek artmaktadır. İklim değişikliğinin olumsuz etkileri, yeraltı sularının kullanımını hızlandırmakta ve akiferlerdeki su seviyelerinde önemli düşüşlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, yüzey suyu ve yer altı su kaynaklarının yönetimi konusunda önlemlerin alınması gerekmektedir. Sınır aşan nehir havzalarında ve akiferlerdeki mevcut su miktarları da, iklim değişikliğinden etkilenmektedir. Bu durum, sınır aşan suları yönetebilmek için kıyıdaş ülkeler arasındaki işbirliği konusunu gündeme getirmektedir. Su miktarı ve su kalitesiyle ilgili her türde veri içeren ortak bir veri tabanı kurulmalıdır. Konuyla ilgili bilim insanları ve uzmanlar, bu veri tabanına doğrudan doğruya ve ücretsiz olarak erişebilmelidir. Ayrıca, su ile ilgili verilerin toplanması kadar, bunların yorumlanması da önemlidir. Hidrolojik döngü modellerinin güvenirliği açısından, istatistik modellerle birlikte, iklim modellerinden de faydalanılmalıdır. Akiferler, kurak dönemlerde kullanılmak üzere sel sularının depolanmasında çok önemli bir role sahiptir. Kirli ve atık suların yanı sıra iklim değişikliğinin tatlı su kaynaklarının miktar ve dağılımına da olumsuz etkisi deniz ve okyanuslardaki ekosistemleri de olumsuz etkilemektedir. Belirsizlikleri değerlendirmek için meteorolojik modeller kullanılmalı; farklı alanlarda uzmanlığa sahip tüm kullanıcılar (örneğin, iklim bilimciler, hidrologlar, su yöneticileri, tarım/toplum/iktisat uzmanları), böyle modellerin kullanımı ile ilgili olarak sürekli iletişim halinde olmalıdır. Sektörel politika ve planlar, iklim değişikliğinin muhtemel etkilerini içerecek şekilde gözden geçirilmeli ve geliştirilmelidir. Intergovernmental Panel on Climate Change (IPCC)’nin 4. değerlendirme raporunda yer alan iklim değişmeleriyle ilgili tahminlere göre, Akdeniz Bölgesi’nde su kıtlığı ciddi şekilde artmaktadır ve yakın gelecekte yağışın %30 oranında azalacağı öngörülmektedir. Akdeniz Bölgesi için, ülke ve havza ölçeğinde hidroiklim modellerinin iklim değişikliği çalışmaları için geliştirilmesi oldukça önemlidir. Bu tür modeller, yakın gelecekte Akdeniz Bölgesi’nde beklenen ciddi su kıtlığının hafifletilmesi için çözümler geliştirmek amacıyla kullanılacaktır. Ayrıca hazırlanacak bu modellerle geleceğe dönük çeşitli iklim değişikliği senaryoları çerçevesindeki su dengesi simülasyonları da yapılabilecektir.”

Profesör Gökçekuş sözlerine son olarak “Küresel ve bölgesel düzeydeki su ve iklim sorunları kısa zamanda çözülemese bile, uzun dönemde bu sorunların azaltılması ve hatta ortadan kaldırılması için gerekli yolların bulunabileceğini düşünüyorum. Aynı zamanda, 5. Dünya Su Forumu’nun, su sorunlarının ele alınmasında, mevcut bilgilerimizin zenginleştirilmesine olduğu kadar, sürdürülebilir bir dünya için “Açlığa bağlı ölümlerin, açlık veya susuzluğun olmadığı bir geleceğin” inşa edilmesine de önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum. Son olarak; iklim değişikliğinin olumsuz etkisini azaltmak için su sektörüne yapılacak yatırımların arttırılması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bu yatırımlarla; örneğin Türkiye’nin adaya su götürmesi projesiyle, 5. Dünya Su Forumu’nun ana teması “Farklılıkların Suda Yakınlaşması” hedefine ulaşılmış, bölgede kalıcı barış ve refahın sağlanmasına yönelik önemli ilerlemeler kaydedilmiş olacaktır.” diyerek son verdi. Panel sonunda T.C. Çevre ve Orman Bakanın Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve T.C. Dokuzuncu Cumhurbaşakanı tarafından kutlanan Profesör Gökçekuş’a KKTC’ye boru ile su gelmesi projesinin Türkiye’nin öncelikleri arasında olduğunu belirttiler.


KKTC yurttaşı adaylara yönelik YDÜ Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı, 6 Haziran 2009 Cumartesi günü saat 09:00’da, üniversite kampüsünde tek oturum halinde yapılacak.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, sınav kayıtları 5 Haziran Cuma günü mesai saati sonuna kadar devam edecek. Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nda yapılacak olan kayıt için adaylardan, 1 adet fotoğraf, KKTC Kimlik Kartı fotokopisi ve Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Vakfı Hesabına yatırılacak olan 100 YTL Sınav Harcı alınacak. Ayrıca, eski yılların örnek sınav soruları da üniversiteden temin edilebilecektir.

Üniversite yetkilileri, sınavla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Yakın Doğu Üniversitesi gençlerimize eğitimsel ve kültürel bağlamda rehber olmayı bugüne kadar görev bilmiştir. Bu bağlamda Üniversitemiz tahsis ettiği burs kontenjanı ile gençlerimize kendi ülkelerinde yükseköğrenim olanağı sağlarken, başarılı öğrencileri de ödüllendirmeyi ilke edinmiştir. Diğer bir önemli ilkemiz ise, Üniversitemizin düzenleyeceği Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı’na katılan öğrencileri birinci tercihlerine yerleştirmeye özen göstermektedir. Üniversitemiz, sınava katılacak olan öğrenci adaylarını burs kontenjanlarından yararlandırmaya ve en çok ilgi duyduğu alanda öğrenim olanağı sağlayacak birinci tercihlerine yerleştirmeye çalışacaktır”.


Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ), Gaziantep’te gerçekleştirilen Altıncı GAP-EĞİTİM 2009 Üniversiteler Eğitim Fuarı’na katıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürülüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 26-28 Mart tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştirilen üniversiteler tanıtım fuarına 43 üniversite katıldı. Üniversite adaylarının yoğun ziyaretiyle gerçekleştirilen fuarda YDÜ standı, öğrencilerin büyük ilgisine tanık oldu. YDÜ İletişim Fakültesi Radyo-TV ve Sinema Bölüm Başkanı Dr. Fevzi Kasap ve Öğretim Görevlisi Hüseyin Turan tarafından, öğrenci ve ailelerine YDÜ’nün yeni açılan fakülteleri, bölümleri ve burslar hakkında detaylı bilgiler verildi.

GAP-EĞİTİM 2009 adı altında altıncısı gerçekleştirilen üniversiteler tanıtım fuarı, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Antakya gibi bir çok çevre illerden gelen üniversite adayları öğrencilerin yoğun katılımı ile sürüyor.


Yaşamla başlayan, gelişen teknoloji ile daha da ihtiyaç haline gelen toplumsal bir sanat dalıdır tiyatro.

Özünü yaşamdan alır, dünden alır, yarını solur; Bugün, canla, canlı canlı geri verir. Sosyolojik ve psikolojik analizlerle yoğrulan toplum mimarıdır… toplum doktorudur… toplum öğretmenidir..

Tiyatro; yazarı, sanatçısı ve seyircisi ile varolur. Yaşamın renkleri gibi, tiyatronun da türleri vardır. Tiyatrolar yaşadıkları toplumlara ve toplum beklentilerine göre tür seçimlerinde sıralama yaparlar. Hedef kitlesi en geniş sanat türüdür. Yaş ve eğitim farkı, kadın erkek, zengin fakir ayırımı yapmayan ince bir çizgide saklıdır sanatı.

Tiyatro; travmatik bir yapının doktoru, korkuların ve içe dönük yaşamın ilacı, yapmamız ve yapmamamız gerekenleri öğreten bir eğitmendir.

2005 yılında açılan Fakültemiz, bugün dördüncü yılını tamamlayarak ilk mezunlarını vermeye hazırlanıyor. Dört yıl öncesine kadar ülkemizde Tiyatro Sanatçısı ve Yazar yetiştiren bir okulumuz yokken, bugün ilk mezunlarını vermeye hazırlanan bir Üniversitemiz var. Yakın Doğu Üniversitesitesi Sahne Sanatları Fakültesi “Tiyatro Bölümü” Akademisyenleri, Öğretim Görevlileri ve Çalışanları olarak ilk vereceğimiz mezunların heyecanını ve gururunu yaşıyoruz.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, Dünyalı olarak bizlerde, bildirimizle, oyunlarımızla bu günü mutlu kutlamanın heyecanını yaşıyoruz.

Öncü bir üniversitenin, KKTC’de sanat adına yazdığı bir tarihin içinde görev almak gurur vericidir. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nde dahi bu kadar güçlü bir öğretim kadrosunu buluşturan bir Üniversite veya Tiyatro Okulu yoktur. Bu iddia değil bir gerçektir. Bu yıldan başlayarak Oyunculuk ve Yazarlık Ana Sanat Dal’larından her yıl mezun edeceğimiz öğrencilerimiz, yurt içinde ve yurt dışında başarılı birer sanatçı ve temsilcilerimiz olacaktır.

Sanatçılar, akademisyenler, öğretim görevlileri, öğrenciler ve bize destek veren toplumumuz adına, Yakın Doğu Üniversitesi yaratıcısı ve yaşatıcısına sonsuz teşekkürler.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun

Hilmi ÖZEN
Sahne Sanatları Fakültesi
Tiyatro Bölümü
Öğretim Görevlisi


Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Büyük Kütüphanesi tarafından düzenlenen “KİTAP” konulu fotoğraf yarışması sonuçları belli oldu.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, yarışmaya 47 kişi 114 fotorğrafla katıldı. Jürinin yaptığı değerlendirme sonunda, 52 eser sergilenmeye değer bulunmuş ve bunlardan; Kemal Soyer’in 329188 rumuzlu çalışması 1.’lik ödülüne, Tuğçe Fenercioğlu’nun 001313 rumuzlu çalışması 2.’lik ödülüne ve Saffet Deveci’nin 000015 rumuzlu çalışması da 3.’lük ödülüne değer görülmüştür.

Fotoğraf Yarışması Sergisi 30 Mart 2009 tarihinde saat 18:30’da YDÜ Büyük Kütüphane Fuaye alanında sergilenecek. Üniversite yetkilileri sergiye tüm sanatsever halkımızın davetli olduklarını önemle vurguladılar.


Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün düzenlediği “İnfeksiyon Hastalıkları ve Beslenme” konulu koferans Hacettepe Üniversitesinden gelecek olan Öğretim Üyelerinin katılımıyla gerçekleşecektir.

Katılımcılar:
Prof. Dr. Serhat Ünal
Hacettepe Üniversitesi
Tıp Fakültesi Dekanı

Prof. Dr. Tanju Besler
Hacettepe Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı

Yer: YDÜ Büyük Kütüphane-Salon 4
Tarih: 31 Mart 2009
Saat: 11.30


Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’de Denizcilik Eğitimi gören, denizde çalışan ve çalışmaya başlayacak olan Gemiadamlarının yılda üç kez yapılan sınavlarından ilki geçtiğimiz günlerde 20-21-22 Mart’ta, İstanbul’da yapıldı. KKTC’yi Yakın Doğu Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Mustafa Altunç ile Güverte Bölüm Başkanı Uzakyol Kaptanı Uğur Temen temsil etti. Gemiadamları Sınavları aşağıda belirtilen Gemiadamları yeterliklerini kapsıyor:

Güverte ve Makine Sınıflarında;
Sınırlı İşletim Düzeyi’nde; Sınırlı Vardiya Zabiti, Makine Sınıfında Sınırlı Makine Zabiti,

Sınırlı İşletim Düzeyi’nde; Yat Kaptanı, Balıkçı Gemisi Kaptanı, Açıkdeniz Balıkçı Gemisi
Kaptanı, Sınırlı Kaptan,

Sınırlı Yönetim Düzeyi’nde; Makine Sınıfı için Sınırlı Başmakinist,

İşletim Düzeyi’nde; Telsiz Zabiti için Vardiya Zabiti, Vardiya Zabiti, Uzakyol
Vardiya Zabiti, Makine Sınıfında; Makine Zabiti, Uzakyol
Vardiya Mühendisi/Makinisti,

Yönetim Düzeyi’nde; Birinci Zabit, Kaptan, Uzakyol Birinci Zabiti, Uzakyol Kaptanı,
Makine Sınıfında; İkinci Makinist, Başmakinist, Uzakyol İkinci
Mühendisi/Makinisti, Uzakyol Baş Mühendisi/Baş Makinisti.

Toplam 2760 (iki bin yedi yüz altmış) Gemiadamının katıldığı Sınavlar üç günde ve altı oturumda gerçekleştirilmiştir. Sonuçların hafta sonu ilan edilmesi bekleniyor. Bundan sonraki Gemiadamları Sınavlarının yine İstanbul’da 24-25 ve 26 Temmuz’da yapılması programlanmıştır.


27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü nedeniyle Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Sahne Sanatları Fakültesi ile YDÜ Tiyatro Kulübü, bu yıl Dünya Tiyatrolar Günü’nü 3 farklı etkinlikle kutlayacak.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 27 Mart Cuma akşamı Atatürk Kültür ve Kongre Mekezi’nde (AKKM) saat 20:00’de YDÜ Sahne Sanatları Fakültesi öğrencileri solo, ikili, üçlü ve grup halinde dünya klasiklerinden şarkı ve operetler seslendirecekler. Ayrıca gecede 4’lü Kolaj (4 kısa oyundan sahneler) Sahne Sanatları Fakültesi öğrencileri tarafından oynanacak. Bu oyunlar, Kauf Mann’ın Erkekler de İskambili Kadınlar Gibi Oynasaydı, Neil Simon’un II. Caddenin Mahkûmu, Woody Allen’in Tekrar Çal Sam ve Civan Canova’nın Ful Yaprakları adlı oyunları olacak. Öğencilerin rol alacağı oyunların Yönetmenliğini Hilmi Özen ve Müzik Editörutüğünü ise Prof. Dr. Cavanşir Guliyev yapacak.

İkinci etkinlikte ise, Özen Yula’nın yazdığı Gayri Resmi Hürrem adlı tiyatro oyunu, YDÜ Tiyatro Kulübü öğrencileri tarafından 30 Mart Pazartesi akşamı AKKM’de saat 20:00’de sahnelenecek. İbrahim Atıok’un yöneteceği oyun, Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme döneminde, Saraydaki entrikaları ve dönem içinde baskı altında tutulan kadınların iktidar mücadelerini konu ediyor. Oyunun sanat yönetmenliğini ise Yrd. Doç. Dr. Zerrin Akdenizli yapacak.

Dünya Tiyatro Günü’nün son etkinliği ise yine Yakın Doğu Üniversitesi AKKM’de saat 20:00’de yapılacak. 1 Nisan Çarşamba akşamı düzenlenecek olan etkinlikte, YDÜ Sahne Sanatları Fakültesi’nin 4’lü Kolaj’ı (Oyun) ile YDÜ Tiyatro Kulübü’nün Gayri Resmi Hürrem adlı oyunu sahnelenecek.

Üniversite yetkilileri etkinliklerin ücretsiz olup tüm halkımıza açık olacağını belirttiler.


« Previous Entries