Yakın Doğu Koleji sınavına girecek öğrencilerimize büyük kolaylık.

Yakın Doğu Koleji Burs ve Yerleştirme Sınavı 02 Haziran 2012 tarihinde saat 09:00 ‘da giriş ve burs sıralama sınavı yapacaktır. Sınavda sorulacak sorular ilkokul müfredatını kapsayacaktır.

Daha önceki yıllara ait sınav kitapçıklarını nerede,nasıl bulabilirimi ortadan kaldırmak için tüm soru kitapçıklarını www.neu.edu.tr adresinde bulabilirsiniz

Sınava katılacak öğrencilere katkıda bulunmak amacı ile geçmiş yılların sorularını 15 günde bir olmak üzere web sitemizde yayınlayacağız. Adaylar bu örnek sorularla sınav şekli, seviyesi ve konuları hakkında daha geniş bilgi sahibi olacaklardır.

Bu kitapçıklara ulaşmak için www.neu.edu.tr adresini ziyaret etmeniz yeterli olacaktır


Üniversitemiz 2011-2012 Güz Dönemi Mezuniyet Töreni, Atatürk Kültür ve Kongre Merkezimizde (AKKM)’de yapıldı.

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi, Kurucu Rektörümüz Dr. Suat İrfan Günsel, Mütevelli Heyeti Başkanımız Dr. İrfan Suat Günsel, Rektör Yardımcılarımız, Üniversite öğretim elemanlarımız, mezun öğrencilerimiz ve ailelerinin katıldığı törenimizde, 1’i doktora, 70’i yüksek lisans, 15’i ön lisans olmak üzere 526 kişi mezun oldu.

Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ın doğum gününe denk gelen mezuniyet törenimizde Sayın Cumhurbaşkanımız bir kez daha rahmetle anıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başlayan mezuniyet törenimizde Lefkoşa Türk Belediye Orkestrası tarafından yan flüt ve kaman dinletisi yapıldı.

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakan Kemal Dürüst, mezuniyet töreni açılışında yaptığı konuşmada, Yakın Doğu Üniversitesi ile gurur duyduğunu söyledi. Dürüst, Yakın Doğu Üniversitesinin ülke üniversitelerindeki gelişimin göstergesi olduğuna işaret ederek, mezun olan öğrencelere “yolunuz açık olsun” sözleriyle başarı diledi.

Dürüst, mezuniyet töreninde olmaktan mutluluk duyduğunu anlatarak, çocuklarının eğitimi için her türlü özveride bulunan ailelere; mezun olan gençleri eğiten Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür etti.

Kemal Dürüst, Yakın Doğu Üniversitesi’nin, 70 ülkeden 17 bin; orta ve ilkokul da dahil edildiği zaman 20 bin öğrenciye hizmet veren kaliteli bir eğitim kurumu olduğunu; buna kaliteli sağlık hizmeti verilen Tıp Fakültesi’nin de eklenmesi gerektiğini ifade ederek, başarı nedeniyle Kurcu Rektör Suat Günsel ile katkısı geçen herkesi kutladı.

Dürüst, üniversitelerin önemli olduğuna işaret ederek, üniversitelerin, siyasal tanınmaya uzun vadede yarar sağlayacağını; Yakın Doğu Üniversitesi’nin diplomasının dünyada tanınmasının bunun nedeni olduğunu kaydetti.

Gençlere seslen Kemal Dürüst, aldıkları eğitimin boşa gitmeyeceğini, Yakın Doğu Üniversitesi’nin sürekli geliştiğini ve aldıkları diplomaların altın değerinde olduğunu belirterek, “Yolunuz açık, ufkunuz geniş olsun” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi ise konuşmasında, Yakın Doğu Üniversitesi’nin ülkenin dünyaya açılan penceresi olacağını anlatarak, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi nedeniyle artık yurt dışından sağlık hizmeti almak amacıyla ülkeye gelenlerin olduğunu hatırlattı.

Ünverdi, birçok öğrenci mezun etmemin mutluluk ve gururunu yaşadıklarını ifade ederek, Yakın Doğu Üniversitesi’nin üzerine kurulduğu toprakların bir zamanlar kıraç olduğunu, bugün ise buralardan ilim ve irfan yükseldiğini kaydetti.

Şerife Ünverdi, gençlere “Mezun olmakla önünüzde yeni bir yol açılacak” diye seslenerek, öğrencileri ve öğrencileri yetiştiren üniversitenin her kademesindeki akademisyenleri kutlardı.

Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak ise, konuşmasına, sağlık nedeniyle, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altında olan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan’a acil şifa dileyerek başladı.

Konuşmasına mezunları kutlayarak devam eden Bıçak, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Kuzey Kıbrıs’tan parlayan bir kutup yıldızı olduğunu söyledi.

Bıçak, Yakın Doğu Üniversitesi’nin 70 ülkeden gelen öğrencilere ilim ve irfan verdiğini anlatarak, yakalanan başarı nedeniyle Kurucu Rektör Suat Günsel’e teşekkür etti. Hasan Ali Bıçak, mezun olan gençlere bundan sonraki hayatında başarı dileyerek konuşmasını tamamladı.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Şenol Bektaş ise konuşmasında, bugün itibarıyla 526 öğrencinin diplomalarını alacağını ifade ederek, “Onları sevinerek uğurluyoruz” dedi.

Bektaş, rahatsızlığı nedeniyle Hastanemizde olan Rektörümüz Prof. Dr. Ümit Hassan’a şifa dileyerek, bu günün aynı zamanda Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın doğum günü dolduğunu söyledi. Rauf Denktaş’ın, Yakın Doğu Üniversitesi için özel bir anlamı olduğunu, çünkü her zaman mezuniyet törenlerine katılarak gençlere öğütlerde bulunduğunu anlatan Bektaş, Denktaş’a rahmet diledi.

Bektaş, 1988’de 40 öğrenci ve 2 bölümle kurulan Yakın Doğu Üniversitesi’nin bugün 16 fakülte ve 17 bin’e yakın öğrencisiyle marklaşmış büyük bir üniversite olduğunu kaydetti.

Şenol Bektaş, mezunlara seslenerek, Yakın Doğu Üniversitesi’nin en önemli misyonunun öğrencilerini en iyi şeklide yetiştirme olduğunu anlatarak, üniversite olarak mezunlardan beklentilerinin kendi mesleklerinde mükemmele ulaşmaları olduğunu belirtti.

Bektaş, çocuklarına kaliteli eğitim olanağı sağlayan özverili ailelere teşekkür ederek, mezunların büyük bir üniversiteden mezun olduklarını her zaman hatırlamalarını istedi.

Mezun öğrenciler adına konuşmayı Psikoloji lisans mezunu Mehmet Reşit Eryoldaş yaparken, Uluslararası öğrenciler adına İngilizce Öğretmenliği lisans mezunu Çin uyruklu öğrencimiz Yani Youang yaptı.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin finans sektöründeki birikimlerini en iyi şekilde değerlendirerek özel teşebbüslere teşvik sağlamak ve mali destek yaratarak katkı koymak, aynı zamanda da ülkenin sürdürülebilir ekonomisine ve kalkınmasına destek vermek; finansal piyasalarda denge ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmak; hizmet ağını ve kalitesini sürekli geliştirerek yeni ve yaratıcı hizmetlerde müşteri memnuniyetine dayalı bir gelişme sağlamak misyonuyla hareket eden Yakın Doğu Bank, Hastane Şubesi’ni törenle açtı.

Törene, Maliye Bakanı Ersin Tatar, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun,Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst,Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel,Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İrfan Günsel, Yakın Doğu Bank Genel Müdürü Selçuk Burat ,Genel Müdür Vekili Kozan Karakurt ve Konuklar katıldı.

Yakın Doğu Bank Genel Müdür Vekili Kozan Karakurt açılışta yaptığı konuşmada, bugün bundan 16 yıl önce Ocak ayında kurulan Yakın Doğu Bank’ın 11′inci şubesini açıyor olmamız ayrı bir önem arzetmektedir dedi.

Bugün açılan 11.’inci şube olduğunu fakat 2 ay sonra 2 şubenin daha faaliyete geçerek 13′üncü Şubenin açılışını gerçekleştireceklerini belirten Karakurt, yıl sonuna kadar ise 15′inci şubenin hizmete gireceğini müjdeledi.

Karakurt, Yakın doğu bank’ın bilançosunun sermaye yapısının çok güçlü olarak arttığını belirterek, sermaye yeterlilik rasyonunun %10 olduğu bir ülkede Yakın Doğu Bank 2011 yılı sonu itibari ile %17′ye ulaşmış bulunmaktadır buda bize Banka’nın düzenli bir sermaye yapısı olduğunu göstermektedir. Son bir yılda bankacılık operasyonlarından elde edilen gelirlerimiz %300 civarında artmıştır. bu çok ciddi bir rakamdır diyerek Yakın Doğu Bank’ın istihdam alanında yapmış olduğu rakamların bir yıl içersinde %40′dan fazla artış göstermiş olduğudur dedi.

Yakın Doğu Bank Genel Müdürü Selçuk Burat ise, Yakın Doğu Bank Yönetim Kurulu Başkanımız Dr. Suat İ. Günsel’in bizlere verdiği motivasyon ve manevi katkıları ile büyümeye devam ediyoruz .Bu katkılar bizleri ve Yakın doğu Bank ailesini güçlendirerek çok yakın zamanda 2 şubemizi daha KKTC’ye kazandıracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz dedi.

Yakın Doğu üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Şenaol Bektaş ise, Yakın doğu üniversitesi ve Bakası’nın ilk kurucularından birisi olarak 1989 yılında Dr. Suat İ. Günsel ile yakın doğu macerasına başladık, önce dalgalı denizlerde yol aldık sonra sakin limanlara girdik ve Yakın doğu Üniversitesini bu günlere getirdik dedi.

Yakın Doğu bankamızın kuruluş amacı halkına hizmet vermek olduğunu belirten Bektaş ,KKTC’deki girişimlere yardımcı olmak ve bunların arasında Yakın doğu üniversitesi’ndeki yatırımlara destek olması amacı ile kurulmuştur dedi.

Bektaş, Bugüne kadar Yakın Doğu bankası iftahar edilebilecek çok güzel yatırımlara destek oldu ve halk tarafından, çalışanlar tarafından da takdir gören bir banka olduğunu vurguladı.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ise , Dr. Suat İ.Günsel’in bir vizyon liderliği yaptığını belirterek, Bunu sadece Yakın doğu Üniversitesi,Hastanesi ve Bankası için değil aynı zamanda KKTC içinde bir Vizyon liderliği yaptını belirtti.

Yakın doğu üniversitesi’nde okuyup mezun olan dış ülkelerden gelen gençler sayesinde de KKTC Markasını yaratmış olduğunu görüyoruz dedi

Atun ,KKTC’ye ait bir markanın dünya markası haline gelmesi yolunda da önemli bir vizyon ortaya koymuştur ve bu vesile ile Sayın Dr. Suat İ. Günseli huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum dedi.

Bankacılık sektörümüz Ülkemizde iyi ve en sağlam gelişen sektörlerimizden biridir diyen Atun, yakın Doğu Bank’ın 16′ncı yılına giriyor olmasına rağmen son bir yılda artı %40 istihdam sağlayarak Yakın Doğu Bank’ın olgunlaşma değil büyüme sürecinde olduğunu ve Bankanın Dinamizmini ortaya koymaktadır dedi

Atun , Bankacılık sektörü kadar rekabetin bizim gözümüzde yoğun olduğu bir sektörde ülkesel değerlerin ön plana çıkması ki şube bankalarımızın olduğu yerel sermayeyi sektörde yerel değerlerin ön plana çıkması son derece sevindiricidir.

Maliye Bakanı Ersin tatar ise bu güzel haberlere en çok ben seviniyorum çünkü vergileri ben topluyorum dedi.

Burada bir vizyon bir de enerji vardır ki bu pozitif bir enerjidir diyen Tatar, Dr. Suat İ. Günsel’in yakın doğu ailesine verdiği o enerji ile büyüyor ve gelişiyor ve KKTC’ye bu güzellikleri yaratıyoruz diyerek bu ailenin daha da gelişmesi,daha da büyümesi bu pozitif enerjiyi bizim toplumumuza yaymasıdır dedi.

Tatar, Suat Günsel gibi Kahramanlar ve sizlerinde katkıları ile bu ülke gelişiyor ,büyüyor ve bu Ülkeye katma değer yaratıyor,o bakımdan geçen seneki %5 büyümeye bu senede yine %5 büyüme bekliyoruz dedi.

Sizlerinde bize verdiği bu rakamlar da büyümemizi destekliyor diyen Tatar, biz bu hükümeti büyük bir bütçe açığı ile devraldık bizler ekonomiyi büyülterek bu açığı kapatıyor ve meyvelerini alıyoruz dedi.

Milli Eğitim Gençlik ve spor bakanı Kemal dürüst ise, KKTC’ye yatırım yapmak için herşeyden önce KKTC’ye onun bütün kurumlarına ve onun halkına saygı duymak,inanmak ve sahiplenmek gerekiyor işte ben bu noktada Dr. Suat İ. Günsel’i yürekten kutluyorum dedi

Dürüst, bizim dünyaya açılmamızda siyasal ve politik bütün gayretlerimize çok büyük bir katkı koymuş ,çok büyük bir motivasyon unsuru sağlamış ve bugün yalnız hastanesi ile değil,hasbel kader 11 aylık bir Turizm Bakanlığı yapan birisi olarak ta bu ülkede sağlık turizminde başlangıcına imza atmış bir ekibin başında olduğunu belirtti

Dürüst son olarak ,Yakın Doğu Ailesi ekonomik kalkınmamıza Turizm potasiyelimizin ise eğitimsel sürecindeki her kademedeki bütün aşamalarda katkı koymaya devam ediyor ve işte bugün güzide ,çağdaş ve dünya kurumlarındaki bankacılığın dizaynınıda ülkemize kazandırıyor dedi.



Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan göğsündeki ağrılar nedeni ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı.

YDÜ Hastanesi Başhekimi Dr. Sevim Erkmen yaptığı açıklamada, YDÜ Hastanesi’nde önce sanal anjiyosu yapılan Prof. Dr. Ümit Hassan’ın Kalp damarlarında bazı lezyonlar görülmesi üzerine Kardiyalog Prof.Dr. Ali Oto tarafından değerlendirildiğini ve Koronel anjiyosunun gerçekleştirildiğini belirtti.

Prof. Dr. Ümit Hassan’a yapılan anjiyo’da 4 damarın tıkanıklığı tespit edildiğini vurgulayan Erkmen, By-pass ameliyatı yapılmasına karar verildiğini söyledi.

YDÜ Hastanesi Başhekimi Dr.Sevim Erkmen, YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan’a By-Pass ameliyatının yapılacağı 2 Şubat 2012 Perşembe gününe kadar YDÜ Hastanesi’nde kontrol altında tutulacağını ve durumunun iyi olduğunu vurguladı.


Dönem Sonu Not İtirazı

27th January 2012

Dönem sonu not itirazı yapmak isteyen öğrenciler en geç 16 Şubat 2012 Perşembe gününe kadar itirazlarını yazılı olarak bölüm sekreterliğine vaya toiyo@neu.edu.tr adresine yapabilirler


Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından KKTC okullarında faaliyet gösteren beden eğitimi ve spor öğretmenlerine yönelik gelişim semineri için, Almanya’dan davet edilen Prof. Dr. Seyhan Hasırcı Lefkoşa, Güzelyurt ve Gazi Mağusa’da bir dizi eğitim semineri gerçekleştirmiştir.

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı Yakın Doğu İlkokulunda “Okul sporunda genel cimnastiğin yeri, önemi ve grup gösterileri” konulu özel bir seminer sundu ve yaptığı açıklamada, yıllar önce üniversite’de yetiştirdiğim birçok öğrencimin Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde çalışması bana ayrı bir gurur vermiştir dedi

Yakın Doğu İlkokulu öğretmenleri ise değerli bir bilim adamından yararlandıkları için kendilerini şanslı hissettiklerini, kendilerini biraz daha geliştirme imkanı bulduklarını ve bu seminer ile öğrencilik yıllarının heyecanını bir kez daha yaşadıklarını vurguladılar.


FEAS Forum (İİBF Forum)

 
We are planning to institute a blog, under the title FEAS Forum (İİBF Forum), for the purpose of increasing the efficency of communication and interaction between the faculty and students. Our objective is to facilitate  sharing of information regarding  academic ( contents of courses; books or articles which can not be reached easily; questions to be directed to instructors  regarding academic matters; issues to be discussed in academic milieu), administrative (problems faced in taking and dropping courses; problems encountered in reaching the advisors and related administrators; questions related to the application of regulations), and social (organization of social events; participation into social events; adequacy or inadequacy of social events; suggestions for developing the social relations between the faculty and students ) matters.

 

The Forum, which is planned for increasing the effiency of communication and interaction will be conducted in two languages (Turkish and English) and will be open to all  views so long as there is respect for the fundamental  rights of  the individuals, under the supervision of  moderators selected from among the students. Those students who are willing to assume responsility as moderator should apply  to Faculty Secretariat via e-mail  at  iibf@neu.edu.tr

Deadline for applications is February 7, 2012.


İİBF Forum (FEAS Forum)

 

Akademik (ders içerikleri; aranıp bulunamayan kitap, makale gibi kaynaklar; derse ilişkin olarak öğretim elemanlarına yöneltilmek istenilen sorular; akademik ortamda tartışılması istenen sorunlar), yönetsel (derslere kayıt yaptırma, ders bırakma, danışmanlar ile görüşme, yönetime sorun iletme, yönetmelik hükümlerinin uygulanması gibi öğrencilerin, öğrencilikle ilgili işlemlerini yerine getirmelerinde karşılaştıkları sorunlar) ve sosyal (sosyal etkinliklerin düzenlenmesi, düzenlenen sosyal etkinliklere katılım, sosyal etkinliklerin yeterliliği ya da yetersizliği, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi için neler yapılabileceği) konulara ilişkin bilgi paylaşımını kolaylaştırmak amacıyla İİBF Forum (FEAS Forum) adı altında bir blog oluşturulacaktır.

 

Öğretim elemanları ile öğrenciler arasındaki iletişim ve etkileşimin verimliliğini artırmak amacıyla  planlanan ve iletişimin iki  dilde (Türkçe ve İngilizce) gerçekleştirileceği Forum, tartışılan konularda kişilik haklarına saygı gösterilmesi koşuluyla, öğrenci  moderatörlerin gözetiminde her türlü görüşe açık olacaktır. İİBF Forum’da moderatör olarak görev almak isteyen öğrencilerin 07 Şubat 2012 tarihine kadar e-mail ile (iibf@neu.edu.tr) adresinde Fakülte Sekreterliğine başvurmaları duyurulur.


Objection To Final Grades

27th January 2012

Student who wish to object to their final grades should do so no letter than February 16th (Thurs) 2012

Written objections should be handed to the secretary’s office or sent to the mail address toiyo@neu.edu.tr


Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa Merkez Cezaevine Büyük Kütüphane olarak kitap bağışında bulundu. YDÜ Rektör Yrd. Prof. Dr. Şenol Bektaş, mahkumların üniversitenin web sitesini kullanarak kütüphanenin kitaplarını takip edebileceğini, haftalık periyotlar halinde ödünç almalarının devam edeceğini belirtti.

Cezaevi Müdürü Salahi Hoca, kütüphanelerinde 6 binin üzerinde kitap olduğunu belirterek bunları da YDÜ’den temin ettiklerini ifade etti.


İTÜ KKTC kampüsü yetkilileri 24 Ocak 2012 tarihinde Yakın Doğu Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’ni ziyaret etmiş ve fakültemiz hakkında bilgi almıştır.


2011/2012 Bahar Döneminde Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Anabilim Dalına 5 doktora öğrencisi alınacaktır.


Gazi Mağusa’da meydana gelen trafik kazası akıllara kalp krizinin ilk belirtilerinin neler olduğu sorusunu akla getirdi.

Gazi Mağusa’da meydana gelen trafik kazasında edinilen bilgiye göre geçirilen kalp krizi can pazarının yaşanmasına neden oldu. Kalp krizinin ilk belirtilerinin neler olduğu sorusunu gündeme getiren olay için Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilimdalı Başkanı Prof. Dr. Charles Cihangir Canver olayla ilgili olarak kalp krizinin belirtilerinin göğüs üzerinde ağırlık olduğunu, bir uyuşmanın olması özellikle sol kola doğru bir his yayılması, çeneye doğru gitmesi, boğazda bir şeyin düğümleniyormuş gibi olmasının nedeni kalp hastalığıyla ilgili olabileceğini belirten Canver, ayrıca sigara içen ve fazla kilosu olan kişilerde aynı zamanda ailede kalp hastalığı olan ve by-pass ameliyatı geçirmiş kişilerin daha dikkatli davranması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Canver son olarak araç sürücülerinin bahsettiğimiz belirtileri hissetmeleri halinde arabalarını kenara çekip baş dönmesi, halsizlik veya göğüslerinde artan bir ağrı hissederlerse mutlaka acil servisi aramaları gerektiğini ifade etti.


Üniversite Yönetim Kurulu, 27 Ocak 2012 Cuma günü saat 17:00’da Rektörlük Toplantı Salonu’nda toplanacaktır.


 width=

Yakın Doğu Üniversitesi Denizcilik Fakültesi, Dekan Doç. Dr. Mustafa Altunç, Dekan Yardımcısı Kpt. Hilmi Şahlı ve Güverte Bölüm Başkanı Kpt. Uğur Temen’den oluşan bir ekiple 20 Ocak 2012 tarihinde Zirve Üniversitesi evsahipliğinde gerçekleştirilen 7. Denizcilik Eğitim Konseyi toplantısına katılmışlardır. İTÜ, DEÜ, KTÜ gibi denizcilik eğitimi veren 12 üniversitenin katılımıyla Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş için yapılan saygı duruşundan sonra başlayan konsey’de oluşturulan divan başkanlığına Mustafa Altunç seçilmiştir.
2010 Manila toplantısında STCW’de yapılan değişikliklerin ana tema olarak işlendiği konseye katılan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İç Sular Genel Müdürü ile daire başkanlarının katılımı ile birlikte önemli hazırlıkların başlatılması kararı alınmıştır. Toplantı sonrası katkılarından dolayı YDÜ Denizcilik Fakültesi’ne, Zirve Üniversitesi Mühendislik Fakültesi dekanı Caner Özdemir tarafından plaket vermiştir.


İTÜ KKTC kampüsü yetkilileri 24 Ocak 2012 tarihinde Yakın Doğu Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’ni ziyaret etmiş ve fakültemiz hakkında bilgi almıştır.


Cuma günü saat 09:30’da YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) 2011-2012 Akademik Yılı Güz Dönemi Mezuniyet Töreni, Yakın Doğu Üniversitesi İnternet Sitesinden Canlı Olarak Yayınlanacaktır.


 width=

Geçen hafta Macaristan’ın önde gelen üniversitelerinden biri olan Szeged üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan yardımcısı aynı zamanda da Erasmus programının temsilcisi Sayın ziyaretçi Doç.Dr. Jozsef Gal Yakın Doğu Üniversitesini ziyaret etmiştir. Ziyaret kapsamında üniversitemiz Rektör yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Fahrettin Sadıkoğlu ile yaptığı görüşmede üniversitemizin web sitesini ziyaret ederek bizimle irtibata geçtiğini ve Yakı n Doğu Üniversitesinden çok etkilendiğini belirtmiştir.

Sayın ziyaretçi Yakın Doğu Üniversitesi ile gerek Erasmus gerekse ikili ilişkiler bağlamında çalışma yapmak istediklerini belirtmiştir. Bu doğrultuda Üniversitemizin Mühendislik Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile öğrenci değişim programını yapılmasını dile getirmiştir. Sayın ziyaretçi 24 Mayıs 2012 tarihinde kutlayacakları Szeged Üniversitesi kuruluş yıldönümü programları münasebeti ile Sayın Prof. Dr. Fahrettin Sadıkoğlu ve beraberinde bir heyeti üniversitelerine davet etmiştir. Gerçekleşecek ziyaret kapsamında iki üniversite arasında yapılacak olan öğrenci değişim programının protokole dönüşmesi gerçekleşecektir.


Kalplerinde ritm bozukluğu bulunan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen hastaların tedavileri Dünya’da çok az merkezde uygulanabilen “dondurma” yöntemi kullanılarak Kuzey Kıbrıs’ta Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yapılıyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Hasta İlişkileri ve Dış İlişkiler başkanı Ahmet Savaşan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın Avrupa standartlarının üzerinde sunduğu sağlık hizmetleri, düşük fiyat avantajı ve bekletmeden tedavi verebilme kabiliyetiyle sağlık alanında önemli bir alternatif ülke haline geldiğini anlattı. Savaşan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi olarak “hastanemizin bütün bölümlerinde konusunda uzman hocalarımız en son teknolojiye sahip tıbbi cihazları ve tıp alanındaki en güncel bilgileri kullanarak çok sayıda insanın hayatını kurtarıyorlar” diye konuştu. Savaşan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Ali Oto’nun başkanlığındaki Prof. Dr. Kudret Aytemir’in de içinde bulunduğu doktorlar heyetinin tıpta ‘atriyal fibrilasyon’ olarak adlandırılan, kalbin hızlı ve düzensiz çalışması hastalığının tedavisinde, yepyeni bir uygulama olan, Dünya’da da geliştirilme aşamasında bulunan “dondurma metodu”nu hastalara başarıyla uyguladıklarını anlattı. Savaşan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan bu uygulamayla sağlık alanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir ilke daha imza atıldığını belirtti.

“DÜNYADA, SINIRLI SAYIDA MERKEZ UYGULAYABİLİYOR…”

Türkiye’de çok kısıtlı, Dünya’da da sınırlı sayıda merkezin “dondurma” yöntemi uygulayabildiğini vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Ali Oto da Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nın; Gerek personel açısından, gerekse teknik altyapı açısından kardiyoloji alanında, günümüzde uygulanabilen tüm girişim ve tedavi yöntemlerini aynı şekilde uygulayabilecek güçte ve donanımda olduğunu belirterek, “ Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde en yeni yöntemleri kullanıyoruz. Ritm bozuklukları tedavisinde kullanılan dondurma yöntemiyle, kalbin kulakçıklarına gelen damarların açıldıkları bölgelerde, ritm bozukluğuna sebebiyet veren odakların dondurulmasından ibaret. Hastalarımıza kasık bölgesinden lokal anestezi uygulayarak gerçekleştirdiğimiz girişimimiz bir buçuk saat sürüyor ve yaptığımız girişimden sonra hastalarımız kalplerindeki ritim bozukluklarına bağlı olarak kullandıkları ilaçlardan kurtuluyorlar” şeklinde konuştu.


Osteporoz çağımızın önemli hastalıklarından biridir . Osteoporoz kemik kütlesinin kaybı ve kemiğin ince yapısının bozulması ile kemiğin kırılmaya yatkın hale gelmesiyle karakterize bir hastalıktır. Bu hastalık halk arasında Kemik Erimesi olarak bilinmektedir.

Kemik dinamik bir organdır. Kemik iliğinde kemik yapan ve yıkan hücreler vardır, kemik bir yandan yaplırken, bir yandan da yok edilir. Kemikteki bu yapım ve yıkım arasındaki denge, yeni doğan bebeklerde ve çocuklukta kemik yapımı lehindedir.Yirmili yaşlara gelindiğinde kemik yapımı doruk düzeylere ulaşmıştır. Bu yaşlardan sonra kemik yıkımı, yapımından fazla olmaya başlar. Bu nedenle kemik kütlesi giderek azalmaya başlar. Gençlikte Yüksek Doruk Kemik Kütlesine sahip olanlar, kadınlarda menopoz, hem kadın hem erkekte ise, yaşlanma ile kemik yıkımı arttığında, gençken düşük doruk kemik kütlesi olanlara göre, kemiklerini daha iyi muhafaza ederler.

Kemik Erimesi halk arasında daha ziyade kadınlara özgü bir hastalık olarak bilinmesine rağmen erkekler de bu hastalıktan etkilenir…

Kemiğin yıkılması, kadınlarda mevcut estrojen adlı hormon tarafından önlenir. Menopoz ile bu hormonun yapımı giderek azalır ve dolaşımdan kaybolur. Dolayısıyla kemik yıkımı önlenemez. Yaşlanmayla birlikte vücutta oluşan değişiklikler durumlar da kemik yıkımından sorumludurlar. Dolayısıyla kadınlarda önce estrojen eksikliği ve yaşlanmaya ait faktörler birlikte olunca kadınlarda kemik kaybı erkeklere göre daha belirgindir. Bu nedenle hastalık halk arasında daha ziyade kadınlara özgü bir hastalık olarak bilinirse de erkekler de bu hastalıktan etkilenirler.
Hastalık belirti vermeyen bir hastalıktır, kemikler kaybedilirken (ağrı vs gibi) herhangidir rahatsızlık yaratmaz, ancak kemik kaybı sonucu kemiklerde kırık oluştuğunda ağrı yapar. Bu nedenle hastalık Sessiz Hırsız olarak tanımlanır. Kadın hastaların kendilerinde ilk farkettiği değişiklik, mutfakta üst dolaplara ulaşmada zorluk çekmeleri olabilir. Bu, osteoporoza bağlı boy kısalması nedeniyledir.15-20 dakika gibi kısa sürede Hastalığın tanısı konur…

Hastalığın tanısı,15-20 dakika gibi kısa sürede yapılan kemik yoğunluk ölçümü ile anlaşılır. Bu tetkik hastaya hiçbir sıkıntı vermez ( ağrı vs ), Bu ölçüm de alınan radyasyon bazı hastaları endişelendirirse de, bu endişeye gerek yoktur çünkü, alınan radyasyon çok düşüktür, hiçbir sağlık sorununa neden olmaz.

Hastalığın zamanında erken tanısı yapılarak kemik kaybı önlenebilir ve idame ettirilebilir. Kaybedilen kemiğin geri kazanımı tam olarak yapılamdığından erkem tanı çok önemlidir.
Hastalığın önemi omurgada, kalçada, kol bileğinde veya vücudun diğer taraflarında kolaylıkla kırıklara yol açmasıdır. Bu kırıklar hastalık ilerlemişse yatakta dönme veya oturma durumundan ayağa kalkma gibi, çok basit ve kemiği zorlayacağı düşünülmeyen hareketler sonunda bile oluşurlar. Kırıklar bireyin yaşam kalitesini bozmak yanında, ikincil birçok sağlık sorununa da yol açar.

Gereksiz tetkik ve tedavilere dikkat…
Omurga kırıkları ( ki en çok bel ve sırt omurlarında olur) boy kısalmasına , kaburluğa, göğüs ve karın boşluğu hacımlarının ufalmasına, bu nedenle göğüs kafesi darlığı ve dolayısyla, kalp ve akciğerlerin çalışma bozukluklarına (nefes darlığı, çarpıntı vs ), karın boşluğunun ufalması, mide barsak fonksiyonlarının bozulmasına (hazımsızlık, şişkinlik, gaz vs) neden olur. Osteoporozun bu şikayetleren sorumlu olabileceği hasta tarafından düşünülmediği gibi, hastanın başvurduğu kardiyolog, göğüs hastalıkları uzmanları veya gastroenterologlar gibi doktorların da aklına gelmeyeceğinden, gereksiz tetkikler yapılır ve hastaya yararı olmayacak ilaçlar verilir, sonuçta bu ilaçların giderleri nedeniyle de maddi kayıplar olur.

Kalça kırıkları; düşme veya çarpma olmaksızın olur. Hasta ağrısı nedeniyle araştırılırken kırık farkedilebilir. Kırık tesbit edildikten sonra bile, sıklıkla osteoporoz olabileceği akla gelmediğinden, kemik yoğunluğu ölçümü yapılmamaktadır ve hasta genellikle bir yıl içinde, başka bir kırıkla tekrar doktora gitmektedir. Kalça kırıkları ameliyat gerektirdiğinden, osteoporoza bağlı kalp ve akciğerde mevcut bozuk fonksiyonlar, ameliyat öncesi, anestezi ve ameliyat süresi içinde veya ameliyat sonrası uzun süre yatağa bağımlı kalınmasından dolayı, oluşan çeşitli komplikasyonlar, hastaların büyük çoğunluğunda ölümlere neden olur. Daha sonra ise, hastaların bir çoğu tekerlekli sandalye veya bastona ihtiyaç duyarlar, ve yaşamlarını sürdürmek için başkalarının bakımına gereksinim duyarlar.

Osteoporoz, topluma ve ülke ekonomisine büyük yük getirir…

Hastalığın bu sağlık boyutu yanında çok önemli başka bir boyutu, bireye, bireyin yakınlarına, topluma ve ülke ekonomisine getirdiği ekonomik yüktür. Osteoporotik hastanın yakınları eğer çalışan bireyler ise, hastasına bakmak için ya işini bırakacak ve hastaya ya kendi bakacaktır veya hastaya bakacak bir başkasına kazandığı paranın bir kısmını ödeyecektir. Hastanın ameliyat, ilaç, hastane masrafları sağlık güvencesi olmayanlarda hasta sahipleri tarafından, sağlık güvencesi olanlarda sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılanacak ve sonunda bu giderler vergi ödeyen diğer bireyler tarafından karşılanacaktır. Bahsedilen bu ekonomik yük, hemen her ülkede milyonlarca dolar tutmaktadır.

Yukarda bahsedilen nedenlerle, gelişmiş ülkeler de bile, kırıklar olmadan hastalığın getirdiği ekonomik yükün azaltılması için, hasta ve sağlık personelinin osteoporoz konusunda farkındalıklarının artırılması amaçlı, medyada kampanyalar düzenlenmekte, süt ve süt ürünleri kalsiyum ve D vitamininden zenginleştirilmekte, çocukluktan itibaren bu ürünlerin kullanılması teşvik edilmektedir.

Süt ve süt ürünleri önemlidir…
Süt ve süt ürünleri, yüksek kalsiyum içeriği nedeniyle çoçukluk çağında kemiklerin güçlenmesini sağladığı gibi, kemiğin doruk kütlesine ulaşmasında önemlidir. Ayrıca tüketilen birçok yiyecek, vücuda kalsiyum emilimini azalttığından, kalsiyum eksikliği ile hastalığa davetiye çıkarırlar .Örneğin gazlı içecekler ( kola, gazoz vs), donmuş hazır gıdalar, aşırı et ve tuz tüketimi gibi. Ayrıca sigara içilmesi ve alkol tüketilmesin de kemikler için zararlı olduğu kanıtlanmıştır. Kullanılan bazı ilaçlar (kortizon gibi) , bazı hastalıklarda kemik kaybına yol açarlar.
Egzersiz ve yürüyüş ihmal edilmemeli…

Fizik egzersiz, en basitinden yürüyüş ve merdiven çıkma, yük taşıma, kemikler için uyarıcı olduğundan ihmal edilmemelidir. Modern yaşamın sonucu, çocuklar da dahil olmak üzere, hepimiz günümüzün önemli bir bölümünü, oturup TV seyretmek veya bilgisayar başında geçiriyoruz. Bu oturgan yaşam kemiklerimizin kaybedilmesine katkıda bulunmaktadır. Çocuklar açık havada, güneşli ortamlarda top oynama, spor yapma gibi egzersizler için teşvik edilmelidir. Güneş maruziyeti de çok önemlidir. Çünkü kemikler için gerekli kalsiyumun vücuda barsak yoluyla alınabilmesi için, D vitaminine gerek vardır. D vitamini derimizde aktif olmayarak bulunmaktadır ve aktiveolması, belli dalga boyundaki ultraviole ışınlarının deriye direkt temasını gerektirmektedir ( pencere arkasından gelen ışının yararı yoktur). Günde en az 20 dakika, vücudumuzun % 20 sinin (kollar, bacaklar ve yüzün) güneşe maruz kalması bu aktivasyon için yeterlidir. Güneşli günlerin sayısının az, sisli havaların sık olduğu, veya endüstriyel kirliliği olan bölgelerde yaşayanlarda, geleneksel kapalı özel giyim tarzları ile derinin örtülü olduğu hallerde, güneşin gerekli dalga boyundaki ışınları deriye ulaşamaz. Yüksek rakımlı bölgelerde, kuzey veya güney kutup bölgelerine yakın ülkelerde yaşayanlarda da, güneşin gerekli ışınları,ışınların geliş açaısından dolayı deriye ulaşamaz, VD aktive olamaz, kalsiyum barsaktan emilemez ve osteoporoz kolaylıkla kendini gösterir.

Hastalığın yaşla veya menopozla oluşumu kaçınılmaz olsa bile, değiştirilebilir bazı etkin faktörler kontrol edilerek hastalık geciktirilebilir veya önlenebilir.

Hastalığın önlenmesindeki önemli faktörler:
Hastalığın önlenmesinde etkin önlemler şu şekilde sıralanabilir
Çocukluktan itibaren süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarlarda kullanımı,
Gazlı içeceklerden, hazır donmuş gıdalardan fazla et alımından kaçınma
Alkol ve sigaradan uzak durma
Bedensel egzersizleri ihmal etmeme ( yürüme, koşma , merdiven çıkma),
Güneşe yeterince maruz kalabilme
Hastalığı tedavi edecek, azalmış kemik yoğunluğunu eski boyutuna getiremese de artıracak, ve olası kırıkları önlediği kanıtlanmış ilaçlar elimizde mevcutdur. D vitamini eksikliği bütün dünyada yaygın olarak bulunmaktadır Dolayısıyla bu tedavilere, VD ve kalsiyum eklenmesi sağlık açısından sakıncalı bulunmuyorsa şarttır.Hastaların, tanı ve tedavisi içi Endokrinoloji Uzmanlarına müracaat edilmeli,bu uzmanlara ulaşım sorunu varsa İçHastalıkları uzmanlarını tercih etmeleri gerekir.

Prof. Dr. Tümay Sözen
İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği
Osteoporoz Çalışma Grubu Başkanı


« Previous Entries